Burdur, Akdeniz Bölgesi’nin iç kesimlerinde, Göller Yöresi’nin merkezinde yer alan; tarih, doğa ve kültürel sadeliği aynı potada buluşturan özel bir Anadolu şehridir. Turistik yoğunluktan uzak yapısı sayesinde ziyaretçilerine sakin ama derin bir keşif deneyimi sunar. Antik çağlarda Pisidia bölgesinin önemli merkezlerinden biri olan Burdur, çok sayıda medeniyetin izlerini günümüze taşımıştır.
Şehrin tarihsel mirasının en güçlü temsilcisi Sagalassos Antik Kenti’dir. Roma döneminde Pisidia’nın başkenti olan bu yerleşim; tiyatrosu, anıtsal çeşmeleri ve mimari bütünlüğüyle Anadolu’nun en iyi korunmuş antik kentleri arasında yer alır. Bunun yanı sıra Kibyra, Kremna ve Boubon gibi antik alanlar, Burdur’un arkeolojik zenginliğini tamamlar.
Coğrafi açıdan Burdur, göller, dağlık alanlar ve kapalı havzalarla şekillenmiştir. Salda Gölü; beyaz kumsalları ve turkuaz rengiyle Türkiye’nin en dikkat çekici doğal alanlarından biri olarak öne çıkar. Burdur Gölü ise kuş çeşitliliği ve ekosistemiyle bilimsel ve çevresel açıdan büyük önem taşır. İnsuyu Mağarası, yer altı zenginliklerinin en bilinen örneklerinden biridir.
Kültürel yapı, Yörük geleneği ve sade Anadolu yaşamının izlerini taşır. Gösterişten uzak sosyal yapı, güçlü komşuluk ilişkileri ve geleneksel ritüeller; Burdur’un kültürel dokusunu belirler. Eğitim ve kültür kurumları ise şehir yaşamına entelektüel bir derinlik kazandırır.
Burdur mutfağı, hayvancılığa dayalı üretimin etkisiyle et ve süt ürünleri ağırlıklıdır. Baharatsız ve sade yapısıyla öne çıkan Burdur şiş, etin doğal lezzetini ön plana çıkarır. Coğrafi işaretli ceviz ezmesi, kabak helvası ve keşkek gibi tatlar; mutfağın geleneksel karakterini tamamlar.
Tarih, doğa ve sakin şehir kimliğini dengeli biçimde bir araya getiren Burdur;, doğal ve kültürel odaklı içerikler üretmeye son derece uygun bir destinasyondur.
Read More