Diyarbakır, Türkiye’nin güneydoğusunda, Mezopotamya’nın kalbinde yer alan ve binlerce yıllık geçmişiyle medeniyetlerin kesişim noktası olmuş kadim bir şehirdir. M.Ö. 3000’li yıllara uzanan tarihi boyunca Asurlar’dan Romalılara, Selçuklular’dan Osmanlı’ya kadar pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan şehir, bugün de tarihi mirası, kültürel çeşitliliği ve stratejik konumuyla dikkat çekmektedir.
UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, şehrin yalnızca geçmişini değil, doğayla kurduğu sürdürülebilir ilişkiyi de yansıtır. Ulu Camii, Hasan Paşa Hanı, Dört Ayaklı Minare ve Surp Giragos Kilisesi gibi yapılar, Diyarbakır’ın çok kültürlü ve çok inançlı yapısının somut göstergeleridir.
Diyarbakır mutfağı, Mezopotamya’nın bereketli topraklarının izlerini taşıyan güçlü lezzetleriyle öne çıkar. Ciğer kebabı, kaburga dolması ve Diyarbakır karpuzu, şehrin gastronomik kimliğini oluşturur. Kültürel yaşam ise dengbêj geleneği, müzik ve el sanatlarıyla zenginleşir.
Dicle Nehri kıyısında konumlanan şehir, verimli tarım alanları, karasal iklimi ve stratejik coğrafyası sayesinde tarih boyunca ticaret ve üretimin merkezi olmuştur. Günümüzde tarım, sanayi ve hizmet sektörleri Diyarbakır ekonomisinin temelini oluştururken, Dicle Üniversitesi şehrin eğitim ve bilimsel gelişimine yön vermektedir.
Tarihi mirasını koruyarak modernleşmeyi hedefleyen Diyarbakır, altyapı yatırımları, bölgesel kalkınma projeleri ve genç nüfusu ile geleceğe güvenle ilerleyen bir şehir kimliği sergiler. Kültür, tarih ve ekonomik potansiyelin birleştiği bu kadim kent, hem bölgesel hem de ulusal ölçekte önemini sürdürmektedir.
Read More