Bilecik ve Söğüt, Türk tarihinin en önemli dönüm noktalarından birine ev sahipliği yapan, Osmanlı İmparatorluğu’nun temellerinin atıldığı topraklar olarak öne çıkar. Marmara ile İç Anadolu arasında stratejik bir konumda yer alan bu bölge, tarih boyunca Frigler, Lidyalılar, Persler, Romalılar ve Bizanslılar gibi birçok büyük medeniyetin hâkimiyetinde kalmış; bu da onun kültürel ve siyasi açıdan taşıdığı önemi artırmıştır.
Bilecik’in tarihsel kimliğini benzersiz kılan asıl unsur, 13. yüzyılın sonlarında Osmanlı Beyliği’nin burada filizlenmiş olmasıdır. Anadolu Selçuklu Devleti’nin zayıfladığı bir dönemde, uç bölgesi olarak konumlanan bu topraklar, yeni bir devletin doğmasına zemin hazırlamıştır. Yerel beylikler arasındaki güç dengeleri, Türkmen topluluklarının yerleşimi ve Bizans sınırındaki hareketlilik, Osmanlı’nın yükseliş sürecini hızlandırmıştır.
Söğüt, Osman Gazi’nin babası Ertuğrul Gazi’nin yurdu olarak Osmanlı tarihinin başlangıç noktası kabul edilir. Bu nedenle Söğüt, yalnızca bir ilçe değil; bir devlet geleneğinin, siyasi kültürün ve toplumsal yapının doğduğu merkezdir. Osmanlı’nın küçük bir beylikten dünya imparatorluğuna uzanan yolculuğu, burada atılan adımlarla şekillenmiştir.
Bu süreçte Ertuğrul Gazi, liderlik anlayışı ve toplumsal düzeniyle öne çıkarken; Şeyh Edebali, verdiği öğütlerle Osmanlı devlet felsefesinin manevi temelini oluşturmuştur. Adalet, hoşgörü ve halkla bütünleşme ilkeleri, Osmanlı’nın uzun ömürlü bir devlet olmasının başlıca nedenleri arasında yer alır.
Bugün Söğüt’te bulunan Ertuğrul Gazi Türbesi, bu tarihsel mirasın en güçlü simgelerinden biridir. Her yıl düzenlenen Ertuğrul Gazi’yi Anma ve Yörük Şenlikleri ise geçmişi canlı tutarak tarih bilincini yeni nesillere aktarır. Geleneksel kıyafetler, atlı gösteriler ve Yörük kültürüyle bu etkinlikler, Osmanlı’nın kuruluş ruhunu günümüze taşır.
Sessiz ama tarihsel derinliğiyle güçlü olan Bilecik, Osmanlı’nın doğduğu topraklarda geçmişle birebir temas kurmak isteyenler için eşsiz bir duraktır. Bu yönüyle şehir, yalnızca bir tarih anlatısı değil; yaşayan bir mirasın temsilcisidir.
Read More